7 Mayıs 2010 Cuma

Kolay Çarpım Tablosu

Kolay Çarpım Tablosu : 

Çarpım Tablosu dünyanın her yerinde bir birine benzer ama onun öğretimini kolaylaştıran veya zorlaştıran onu öğretirken uyguladığımız doğru ya da yanlış öğretim sistemleridir.


Çarpım tablosu öğretimi: Çarpım Tablosu öğretiminde ezberleme yöntemi dışında kalan işimizi kolaylaştıran tüm yöntemleri içerir.


Çarpım tablosu öğrenmek neden zordur? 

Bu soruyu ‘’Çarpım Tablosunu geleneksel yöntemlerle (ezber ) öğrenmek neden zordur ?’’ diye sorarsak daha doğru olur.Çarpım Tablosunu geleneksel yöntemlerle öğrenmenin zor olması öğrenenlerin yeteneksizliğini değil öğretim sisteminin yetersizliğini ortaya koyar.


Kolay çarpım tablosu öğrenmenin ilk adımı Çarpım Tablosunu Ezberlemekten vazgeçmektir.Kolay Çarpım Tablosu Ezberleme veya çarpım tablosunu ezberlemenin kolay yolu dediğimizde kurduğumuz cümlelerde yaptığımız en büyük yanlış bu cümlelerde ‘’kolay ‘’ ve ezber kelimelerini bir arada kullanmaktır.Kısaca ezber varsa kolaylık yok demektir.Çarpım Tablosunu öğrenmek için ezberlemekten kaçınmalıyız.Çarpım tablosunu ezberlemenin kolay yolu (ezberlememektir)

İnternet sitelerine göz attığımızda Çarpım Tablosunu kolaylaştırdığını iddia eden bir çok siteye rastlamaktayız.Bu siteler iyi niyetle düzenlendiği halde ''Çarpma Öğretiminin'' dayandığı ''Püf Noktalarını'' içermedikleri içermedikleri için istenen yararları sağlamadıklarını görüyüyoruz.Bu konunun daha iyi anlaşılması için ''PÜF NOKTASI'' deyiminin hikayesine bir göz atalım.

PÜF NOKTASI

Vaktiyle testi ve çanak çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan çırak, kalfa olup artık kendine bir dükkan açmayı arzu eder olmuş. Ne yazık ki her defasında ustası ona:
- Sen, demiş, daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor.
Ustanın bu sonu gelmez nasihatlerinden sıkılan kalfa, artık dayanamaz ve gidip bir dükkan açar. Açar açmasına da yeni dükkanında güzel güzel yaptığı testiler, küpler, vazolar, sürahiler onca titizliğe ve emeğe rağmen orasından burasından yarılmaya, yer yer çatlamaya başlar. Kalfa bir türlü bu çatlamaların önüne geçemez. Nihayet ustasına gider ve durumu anlatır. Usta,
-Sana demedim mi evladım; sen bu işin püf noktasını öğrenmedin. Bu sanatın bir püf noktası vardır.
Usta bunun üzerine tezgaha bir miktar çamur koyar ve,
-Haydi,der, geç bakalım tezgahın başına da bir testi çıkar. Bende sana püf noktasını göstereyim.
Eski çırak ayağıyla merdaneyi döndürüp çamura şekil vermeye başladığında usta önünde dönen çanağa arada sırada “püf!” üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan bazı küçük hava kabarcıklarını patlatıp giderir. Böylece çırakta bu sanatın püf denilen noktasını öğrenmiş olur.


Her sanatın inceliklerine gereken nazik kısmına da o günden sonra püf noktası denilmeye başlanır.

Her sanatın bir Püf Noktası olduğu gibi ''Çarpma Öğretimi''nin de Püf Noktaları vardır.

Çarpma Öğretiminin de ilk Püf Noktası ''Ezbere Hayır'' demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder